HAKLIYKEN HAKSIZ OLMAK
CEMTOK DERMAN

CEMTOK DERMAN

HAKLIYKEN HAKSIZ OLMAK

12 Temmuz 2014 - 17:37 - Güncelleme: 01 Ağustos 2014 - 15:11

HAKLIYKEN HAKSIZ OLMAK…

Önce aşağıdaki ilginç olayı okuyalım ve arkasından da birkaç aydır yaşadığımız olaylara uydurmaya çalışalım.

1974 Dünya Kupası açılış maçında,Berlin’de Batı Almanya Şili karşısında zorlanıyordu.

Ne olduysa oldu bir ara bütün seyirciler koro halinde Almanların yıldız futbolcusu Beckenbauer’ı ıslıklamaya yani hep birlikte protesto etmeye başladılar.

Ve bu maçın sonuna kadar devam etti.

Bir gün sonra işin iç yüzünü gazetelerde öğrendik.

Meğerse seyircilerden biri futbolcuya karşı “Oynasanıza! Bavyera ayısı”şeklinde bir laf atmış.

Bu ağır söze dayanamayan futbolcu da yere doğru tükürmüş.

İşte bundan sonra kıyamet kopmuş.

Sen misin seyirciye karşı tüküren?

Ve toplu protesto başlamış.

Yani futbolcu özünde haklı olmasına rağmen topluma karşı bir yanlış hareket yaptığı için haksız duruma düşmüş.

Nitekim bir gün sonra Beckenbauer özür diledi.

 ---

İşte bu olayı aylardır yaşadığımız bazı olaylarla yan yana getirmeye çalışalım.

1-        1 Mayıs ve 31 Mayıs günlerinde iktidar Taksim Meydanı’nı kapadı.Koca İstanbul’da adeta hayat durdu.Binlerce polis sanki bir işgal kuvveti tehlikesi varmışçasına tedbir aldı.

Bize göre fazla abartılı da olsa,haydi diyelim ki iktidar partisi kendi siyasi görüşü itibariyle bazı endişelere kapıldı ve bu tedbirleri aldı.

Kendisini haklı gördü.Haydi bunu da kabul edelim.

Ancak,Başbakan Erdoğan “Öyle istediğiniz yere gidemezsiniz.Bizim gösterdiğimiz yere gideceksiniz.Aksi halde A’dan Z’ye kadar tedbirler alınacaktır.”dediği anda birden A’dan Z’ye kadar haksız duruma düşmektedir.

Zira demokrasilerde uzaktan kumandalı yaşam yoktur! Düşünce hürriyeti ve gösteri hakkı asgari ölçüde kutsaldır,kısıtlanamaz!

Eğer demokrasi diyorsanız bunu uygulamak zorundasınız.Bu bir dünya kaidesidir.Şiddet olmadığı sürece demokrasinin gereğidir.Beğenin ya da beğenmeyin bu böyledir.

Dünyaya uymak zorundayız aksi halde dışlanırız.Bundan da biz zarar görürüz,olay bu kadar basittir.

2-)     Rahmetli dedesi gibi konuştukça coşan ve fren tanımayan Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu’na, Danıştay toplantısında gösterdiği tepki nedeniyle,bizce Başbakan Erdoğan haklıydı.Nihayet o da bir insandır.Ancak ev sahibi Danıştay olduğu yani Barolar Birliği olmadığı için,toplantıyı terk etmesi gerekmiyordu.Üstüne üstlük Cumhurbaşkanı’nın da terk etmesi havayı Devlet ciddiyeti açısından bozdu.Halkımızın önemli kısmı böyle tepkileri sevse de bu değişmez.

CUMHURBAŞKANLIĞI VE ULUSALCI SOSYAL DEMOKRATLAR

Siz toplantılara,sözlere bakmayın Başbakan Erdoğan’ın adaylığı zaten bekleniyordu.Kendisi de 30 Mart gecesi balkondan açıkça ima etmişti.Bu arada CHP ile MHP’nin ortak bir isim üzerinde anlaşması demokrasi hayatımız açısından bir yenilik olarak görülebilir.Biz demokrasi demokrasi anlayışımız açısından her zaman siyasetçi adayı tercih ederiz.Ancak kimin seçileceğine halk karar verir ve saygılıyız.

Bizi üzen bazı ulusalcı geçinen CHP’lilerin politikanın halkla yapılacağını bir türlü görememeleri ve kendileri gibi düşünmeyenleri dışlamalarıdır.Ecevit’in yıllar önce yıktığı bazı duvarları halen muhafaza edenler,İhsanoğlu’nun İslam Konferansı Örgütü’ndeki görevini öyle bir yorumluyorlar ki, sanki Müslüman olmak bir hataymış gibi bir anlam doğuruyor.

Eğer iyi okunursa,bağnazlığa kaçılmazsa,İslam;Cumhuriyet ilkelerine aykırı değildir.Vatanı ve milleti sevmek Cumhuriyete,Atatürk’e bağlı olmak için solcu olmak ta şart değildir.Bunu göremeyen halkın cevabına da katlanmalıdır.

SAHTE DEMOKRASİ KAHRAMANLARI

12 Eylül kararları açıklandı.Biz hukukçu değiliz,ancak siyasi davaların,siyasi kararlarla sonuçlandığını herhalde biliyoruz.Neyse bazı yayın organlarının,kişilerin tutumlarını gördükçe insanlığımızdan utanmaya başladık.50 yaşından küçük olanlar tam değerlendirilemez.Ancak 12 Eylül’ün bütün suçunu askerlere yıkmak en büyük haksızlıktır.Acı çeken,haksızlığa uğrayanların tepkisine bir sözümüz yok.Yalnız öyle dönekler var ki,o zamanlar Kenan Paşa’yı neredeyse 2. Atatürk ilan edeceklerdi.Şimdi ucuz kahramanlık yapıyorlar.Madem ki bu kadar darbe karşıtı,demokrasi aşığısınız,o zaman daha da gerilere gidip 27 Mayıs’ı da sorgulamanız gerekmez mi? Her olayın içinde bulunduğu koşullardan gelen özelliği vardır.Gerçek budur,gerisi boştur.Yıllar sonra ahkam kesmek basit insanların işidir.

Bu yazı 2338 defa okunmuştur .

Son Yazılar